İçeriğe geç

Saf duygular ne anlama gelir ?

Değerli Evodam takipçileri, bu yazımızda “Saf duygular ne anlama gelir” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz.

Saf Duygular Ne Anlama Gelir?

İzmir’de yaşayıp da “fazla düşünmek” diye bir hobiniz yoksa ya çok şanslısınızdır ya da henüz kendinizi tanımıyorsunuzdur. Benim için durum biraz daha karmaşık: Gün içinde hem sokakta yürüyüp “bugün kimse yanlışlıkla eski sevgilisini görmeden eve dönecek mi acaba” diye düşünen tarafım var, hem de bir kediyi 20 dakika izleyip onun iç dünyası hakkında teori üreten tarafım.

İşte tam bu zihinsel karmaşanın ortasında bir gün arkadaş grubunda biri “saf duygular ne anlama gelir?” diye sordu. Masada sessizlik oldu. O sessizlik var ya… çay kaşığının bardakta dönme sesi bile daha anlamlı geldi. Sonra herkes bir anda uzman kesildi ama kimse aslında tam emin değildi.

Ben de düşündüm: Saf duygular ne anlama gelir? Ve neden bu soru, 25 yaşındaki bir insanın cumartesi akşamı kafasını daha çok kurcalar?

Saf duygular dediğimiz şey aslında nerede başlıyor?

Saf duygular genelde “çıkar olmadan hissedilen şeyler” diye anlatılır. Ama gerçek hayatta bu o kadar steril bir laboratuvar tanımı gibi çalışmıyor.

Mesela geçen gün Alsancak’ta yürürken bir çocuk babasının elini tuttu ve “sen yorulma diye ben seni çekiyorum” dedi. Baba da hafif güldü ama gözleri doldu. İşte orada durdum. İçimden dedim ki:

“Tamam, bu sahne saf duygular klasörüne direkt kaydedildi.”

Ama sonra beynim devreye girdi:

“Acaba bu çocuk büyüyünce de böyle kalacak mı?”

“Yoksa 20 yıl sonra banka EFT ücretine sinirlenip insanlıktan çıkacak mı?”

İşte problem burada başlıyor. Saf duygular var ama biz onları hemen analiz edip biraz bozuyoruz.

İç sesle kavga: günlük rutin

Benim iç sesim biraz fazla konuşkan. Hatta bazen arkadaşlarımın yerine bile cevap veriyor gibi hissediyorum.

Geçen gün kahve alırken baristaya “iyi günler” dedim. O da “sana da” dedi. Normal insanlar için bu 3 saniyelik bir etkileşim.

Benim beynim:

– Güzel söyledin mi acaba?

– Fazla mı resmi oldun?

– Yoksa fazla mı samimi kaçtın?

Ve sonra iç sesim sahneye çıktı:

“Abi adam sana kahve yaptı, Nobel konuşması yapmadın.”

İşte bu karmaşanın içinde bile bazen çok net anlar oluyor. O anlar saf duygular dediğimiz şeye dokunuyor.

Sokakta gözlem: İzmir versiyonu duygusallık

İzmir’de sokaklar biraz farklı çalışıyor. Her şey daha rahat gibi ama aslında herkes kendi filminde başrol.

Mesela Konak’ta martılara simit atan biriyle göz göze geldiğinizde kısa bir bağ oluşuyor. Hiç konuşmadan:

O kişi: “Martılar da yaşasın”

Ben: “Ben de duygusal bir varlığım, haberiniz olsun”

Sonra biri bağırıyor:

“Abi o simidi atma, telefon düştü!”

Ve romantik atmosfer bir anda fizik-kaza-belgesi sahnesine dönüyor.

Ama o ilk an var ya… işte o an saf duygular ne anlama gelir sorusunun cevabına yaklaşan bir yer.

Saf duygular = filtrelenmemiş anlar mı?

Saf duygular bazen çok abartılıyor gibi geliyor bana. Sanki sürekli ağlamak, sürekli gülmek ya da sürekli romantik müzik eşliğinde yürümek gerekiyormuş gibi.

Ama bence mesele bu değil.

Saf duygular şunlar olabilir:

– Bir arkadaşının mesajına gerçekten içten gülmek

– Hiç beklemediğin bir anda birinin seni düşünmesi

– Ya da tam “ben artık kimseye güvenmem” dediğin gün biri sana çorba getirmesi

Geçen kış oldu mesela. Hasta olmuştum. Evden çıkamıyorum. Bir arkadaşım kapıya poğaça bırakıp gitmiş.

Zili çaldı. Kapıyı açtım, kimse yok. Aşağı baktım, poşet.

Not: “İlaç gibi düşün, ama daha lezzetli.”

Şimdi bunu analiz etmeye kalkarsak:

– Neden mesaj atmadı?

– Neden yüz yüze vermedi?

– Neden poğaça?

Ama hissetmeye bırakırsak:

Saf.

Arkadaş grubu ve duyguların kolektif karmaşası

Bizim arkadaş grubunda duygular biraz garip yaşanıyor.

Birimiz çok duygusal olur:

– “Bugün hayatın anlamını düşündüm…”

Diğeri direkt keser:

– “Abi hayatın anlamı indirimli ayakkabı bulmak.”

Ben ise ortadayım:

– “İkisi de doğru olabilir ama ayakkabı gerçekten iyiymiş…”

Bir gün sahilde otururken biri “saf duygular ne anlama gelir?” diye tekrar sordu. Bu sefer daha hazırdık.

Ama cevaplar yine karıştı:

– “Çocukluk gibi”

– “Çıkar yoksa saf”

– “Spotify’da reklam gelmeyen şarkı gibi”

Ben de dedim ki:

“Bakın, saf duygular benim çay soğuyana kadar kimseye kızmadığım 3 dakikalık süre olabilir.”

Herkes düşündü. Kimse itiraz edemedi.

Kendimle dalga geçme bölümü (kaçınılmaz)

Şunu itiraf edeyim: Ben duygusal olayları çok büyütme konusunda profesyonel seviyedeyim.

Mesela biri “tamam konuşuruz” dediğinde beynim:

– “Bitti.”

– “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”

– “Muhtemelen Mars’a taşındı.”

Ama karşı taraf sadece çöpü çıkarmaya gitmiştir.

İşte bu noktada saf duygular biraz bozuluyor. Çünkü ben olaya 12 sezonluk dizi yazıyorum, karşı taraf kısa video çekiyor.

Saflık gerçekten mümkün mü?

Bence tamamen saf duygu çok nadir. Çünkü insan beyni sürekli araya giriyor.

Ama bazen o filtre kapanıyor.

Mesela:

– Bir bebeğin sebepsiz gülüşü

– Ya da yaşlı birinin sokakta tanımadığı birine selam vermesi

– Ya da kedinin seni sadece “var olduğun için” kabul etmesi

O anlarda düşünmüyorsun.

Sadece oluyorsun.

Ve belki de saf duygular ne anlama gelir sorusunun en gerçek cevabı burada gizli.

Günlük hayatın küçük duygusal kazaları

İzmir’de en çok yaşadığım şey “küçük duygusal kazalar”.

Mesela:

– Market kasiyerinin “kolay gelsin” demesi ve benim aşırı ciddiye almam

– Otobüste birinin yer vermesi ve benim bunu 3 gün düşünmem

– Ya da yanlışlıkla eski bir mesajı okuyup 40 dakika tavana bakmam

Bunlar büyük olaylar değil.

Ama iç dünyada küçük deprem etkisi yapıyor.

Ve sonra ben oturup düşünüyorum:

“Ben bu kadar dramatik miyim yoksa herkes mi böyle?”

Cevap genelde:

Evet.

Saf duygular ve yetişkinlik çelişkisi

25 yaşına gelince insan şunu fark ediyor: Duygular hiç büyümüyor, sadece saklanmayı öğreniyor.

İçeride hâlâ 15 yaşındaki o kişi var:

– Her şeye hızlı sevinen

– Her şeye hızlı bozulan

– Ve her şeye fazla anlam yükleyen

Ama dışarıda “rahatım ben ya” versiyonu geziyor.

İkisi aynı bedende yaşıyor ve bazen trafikte tartışıyorlar.

Son söz gibi ama tam da söz değil

Saf duygular ne anlama gelir sorusunun tek bir cevabı yok. Bazen bir an, bazen bir bakış, bazen de sadece kimsenin açıklama yapma ihtiyacı duymadığı bir his.

İzmir’de rüzgâr estiğinde bile insan biraz düşünceli oluyor. Belki de mesele duyguların saf olup olmaması değil; bizim onları ne kadar bozduğumuz ya da ne kadar koruyabildiğimiz.

Bazen bir poğaça, bazen bir selam, bazen de sadece sessizce yanında oturan bir arkadaş… Hepsi aynı yere çıkıyor:

İnsan olmanın tuhaf ama güzel tarafına.

Evodam olarak her zaman en iyi içeriği sunmak için çalışıyoruz. “Saf duygular ne anlama gelir” konusunda daha fazlası için takipte kalın!

Önerdiğimiz İçerik: Nabız yükselten şeyler nelerdir ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.fiberforum.com.tr https://bizceyapim.com.tr https://yapkuryapi.com.tr Sitemap
vd.casino