Evodam ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Bitkinin sararması nasıl geçer” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. Bitkinin Sararması Nasıl Geçer? Gerçekler, Yanlışlar ve Kimsenin Açık Açık Söylemediği Şeyler Bitki bakımı meselesi sosyal medyada öyle bir noktaya geldi ki, sanki herkes botanik profesörü olmuş gibi konuşuyor. Bir yaprak sarardı mı? Hemen “su ver”, “güneş aldır”, “sevgi eksik”… Kusura bakmayın ama bu iş o kadar romantik değil. Bitkinin sararması nasıl geçer sorusunun tek bir cevabı yok ve bu gerçeği kabul etmeyen herkes, aslında bitkisini yavaş yavaş kendi eliyle tüketiyor. İzmir gibi güneşin bol, nemin bazen can sıkıcı seviyede olduğu bir yerde yaşıyorsanız, bitki…
Yorum BırakEvin İlham Durağı Yazılar
Bir Kavramın Etrafında Dolaşmak: Çocukluk Eşiğinde İnsan Deneyimi Dünyanın farklı yerlerinde çocukların büyüme süreçlerine dair gözlemler bir araya getirildiğinde, “normal” kabul edilen şeyin aslında ne kadar değişken olduğu fark edilir. Bir yerde altı yaş, okulun başlangıcı ve yeni bir sosyal dünyanın kapısıyken, başka bir yerde çocuk hâlâ geniş aile ağlarının içinde, gündelik yaşamın ritmine daha yavaş bir geçişle dahil olur. Bu çeşitlilik içinde “6 yaş sendromu ne kadar sürer?” sorusu tek bir psikolojik evreyi değil, aynı zamanda kültürlerin çocukluğu nasıl inşa ettiğini anlamaya yönelik daha geniş bir antropolojik merakı tetikler. Altı yaş, birçok toplumda çocukluğun erken döneminden “toplumsal birey” olma…
Yorum Bırak40 Engelli Raporu Kimlere Verilir? Psikolojik Bir Perspektiften İnsan Deneyimi İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok ilgimi çeken alanlardan biri, bireyin kendi sınırlarını nasıl algıladığı ve bu algının toplumsal sistemlerle nasıl kesiştiğidir. Özellikle “engellilik” gibi hem tıbbi hem sosyal hem de psikolojik boyutu olan kavramlarda, gerçeklik sadece ölçümlerden ibaret değildir; aynı zamanda duyguların, kimliklerin ve toplumsal bakışın birleşimidir. “40 engelli raporu kimlere verilir?” sorusu da yüzeyde teknik bir değerlendirme gibi görünse de, aslında insanın kırılganlıkla kurduğu ilişkiyi anlamak için güçlü bir başlangıç noktasıdır. Bu yazıda konuya yalnızca bir oran ya da kriter üzerinden değil, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji ekseninde…
Yorum BırakKafa Radyo ne zaman? İstanbul’da yaşarken zamanın akışı biraz garip geliyor bana. Sabah metrobüs kalabalığı, gün içinde bilgisayar ekranına sıkışmış toplantılar, akşam ise eve dönerken kulaklıkla dünyadan biraz kopma hali… Son zamanlarda kendime en sık sorduğum şeylerden biri şu oldu: Kafa Radyo ne zaman? Yani sadece yayın saatleri değil, aslında “bu radyo ne zaman hayatın içine bu kadar girdi?” sorusu da bunun içinde. Çünkü bazı şeyler vardır, fark etmeden rutinin bir parçası olur. Bir anda kendini o sesin içinde bulursun. Kimi zaman trafikte, kimi zaman gece mutfağında bir şeyler hazırlarken… Kafa Radyo da benim için tam olarak böyle bir yere…
Yorum Bırak11 İlde Kaç Bina Çöktü? Toplumsal Yapı, Eşitsizlik ve Depremin Sosyolojik Anatomisi Bir olayın büyüklüğünü yalnızca sayılarla anlamaya çalışmak, bazen gerçeğin sadece yüzeyini görmeye benzer. 11 ili etkileyen büyük depremler sonrasında en çok sorulan sorulardan biri “kaç bina çöktü?” oldu. Ancak bu soru, teknik bir envanterin ötesinde çok daha derin bir toplumsal gerilime işaret eder: yaşanılan kaybın ölçeği, mekânın kırılganlığı ve toplumun kendisiyle yüzleşmesi. Bu metin, yalnızca bir veri arayışı değil; aynı zamanda toplumsal yapıların, bireylerin ve güç ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğini anlamaya yönelik bir düşünme alanı olarak okunabilir. Çünkü yıkılan binalar, yalnızca beton yığınları değildir; aynı zamanda sosyal…
Yorum BırakBaş Şişirmek Bir Deyim mi? Evodam okurlarına özel bu yazımızda “Baş şişirmek bir deyim mi” konusunu derinlemesine inceliyoruz. İtiraf edeyim, “baş şişirmek” deyimini duyduğumda aklıma ilk gelen, İzmir’deki arkadaş gruplarında birinin biraz fazla hava atmasıdır. Ama işin aslını merak edince gördüm ki, bu ifade sadece günlük hayatta kullanılan bir argo değil, aynı zamanda bir tavır ve karakter analizi aracı olarak da işlev görebiliyor. Peki, gerçekten bir deyim mi, yoksa sadece popüler bir tabir mi? Gelin, bunu tartışalım. Baş Şişirmenin Güçlü Yönleri Öncelikle şunu kabul edelim: bazen insanlar kendini olduğundan büyük göstermeye çalışır ve bu davranış, çevresindeki kişiler için hem dikkat…
Yorum BırakMerhaba değerli Evodam okuyucuları. Bu yazımızda “İşaret dilini ilk kim buldu” hakkında faydalı bilgiler bulabilirsiniz. İş güvenliği 2025 zorunlu mu? Bursa’dan dünyaya uzanan gerçek bir gündelik soru Bursa’da yaşayan 26 yaşında bir beyaz yaka çalışanı olarak son zamanlarda kafamı en çok kurcalayan şeylerden biri şu: İş güvenliği 2025 zorunlu mu? Bu soru ilk başta biraz “resmi bir mevzuat sorusu” gibi duruyor ama işin içine girdikçe aslında çok daha geniş bir şey olduğunu fark ediyorum. Sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da, Amerika’da, hatta Asya’da bile çalışma hayatının yönünü belirleyen bir konuya dönüşmüş durumda. Sabah işe giderken otobüste, öğle arasında bir kahve içerken ya…
Yorum Bırakİnsan ve Evrenin Bağları: Etik, Bilgi ve Varlık Üzerine Düşünceler Hayatın karmaşasında, bir kahve masasında otururken gözümüzden kaçan küçük bir ayrıntı, aslında tüm evrenin işleyişini yansıtan bir metafor olabilir: iki atom arasındaki bağ. İnsan ilişkilerinde olduğu gibi, atomlar da birbirlerine yaklaşır, ayrılır, birbirini tamamlar veya zıtlık içinde var olur. Bu noktada sormadan edemeyiz: İnsan ve doğa arasındaki bu bağlar, etik ve bilgi perspektifinden nasıl anlaşılabilir? Varlığın temel yapısını kavramak, sadece kimyasal bir merak değil, epistemolojik ve ontolojik bir sorundur. Kovalent ve İyonik Bağın Temel Tanımları Kovalent bağ, iki atomun elektronlarını paylaşarak oluşturduğu bir bağdır. Bu paylaşım, karşılıklı bağımlılığı ve simetrik…
Yorum BırakGeçmişten Günümüze “Geri Kafalı” Kavramının Tarihsel Yolculuğu Merhaba! Evodam sayfamızda bugün Kel kafalı ne demek üzerine faydalı bir rehber sizlerle. Geçmişi anlamak, sadece olayları kronolojik sırayla kaydetmek değil; aynı zamanda bugünümüzü yorumlayabilmemiz için insan davranışlarını ve toplumsal dinamikleri irdelemek anlamına gelir. İnsanlık tarihi boyunca, “geri kafalı” olarak adlandırılan bireyler veya gruplar, değişime direnç gösteren ve yeni düşünceleri benimsemekte zorluk çeken kimseler olarak algılanmıştır. Bu terim modern dilde çoğunlukla olumsuz bir etiket taşırken, tarihsel perspektif bize bunun nasıl şekillendiğini ve farklı toplumlarda nasıl yorumlandığını gösterir. Antik Çağ ve Erken Toplumlar Antik Yunan’da, özellikle Atina demokrasisinin yükseldiği dönemde, sofistlerin ve filozofların karşısında…
Yorum BırakBugün Evodam sayfasında “Japonya’daki evlere ne denir” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz. Japonya’daki Evler: “Ie” Kavramının Derinliği İstanbul’da ofisten çıkıp eve dönerken, bazen kendi evime bakarken düşünmeden edemiyorum: “Ev dediğimiz şey aslında ne?” Bu soruyu Japonya’daki evler üzerinden düşündüğümde kafamda ilginç bir yolculuk başlıyor. Japonya’da evlere genel olarak “ie” deniyor. Ama işin içinde sadece dört duvar ve çatı yok; kültürel bir yapı, bir yaşam biçimi ve nesiller boyu taşınan bir kimlik var. “Ie” kelimesi sadece fiziksel evi değil, aileyi, devamlılığı ve bazen toplumdaki konumun bir sembolünü de ifade ediyor. İlk başta bana biraz ağır geldi, çünkü İstanbul’da bizim ev anlayışımız…
Yorum Bırak