İçeriğe geç

İstek değil ihtiyaç ne demek ?

İstek Değil İhtiyaç Ne Demek?

Kayseri’nin o soğuk, gri sabahlarından birinde, içimde yıllardır biriktirdiğim sorularla uyandım. Yatak odamda, pencerenin kenarındaki eski saatin tik tak sesleriyle birlikte, sabahın erken saatlerinde bir şeyin eksik olduğunu hissettim. Ama eksik olan neydi? Hangi hissin peşindeydim? İstek değil ihtiyaç ne demek, diye düşündüm.

O an, bir şey fark ettim. Duygusal anlamda, neyi gerçekten istediğimi çok iyi biliyorum. Ama “ihtiyaç” dediğimizde işler biraz daha karmaşıklaşıyor. Çünkü ihtiyaçlar, bazen ne kadar duygusal olursa olsun, bir şekilde daha fazla acıyı, daha fazla gerçeği yüzümüze vuruyor. Her şeyin ihtiyacın ne olduğunu anlamanla başlıyor.

Bir Sabah, Bir Sorun

Kahvaltı hazırlarken annemle sohbet ediyorduk. O da tıpkı her zamanki gibi, “Bugün ne yapmak istersin?” diye sormuştu. Ama bu soruyu, her zaman olduğu gibi, “Bugün ne yapmak istiyorsun?” sorusundan daha farklı bir şekilde yanıtladım. İstemek, insanın kalbindeki bir arzudur. Ama ihtiyaç, başka bir şey. Hayat, bazen isteklerimizin ve ihtiyaçlarımızın birbirine karıştığı bir dizi olaydan ibaret.

Buna örnek vermek gerekirse, üniversitede yeni başladığımda büyük bir hevesle sosyal aktivitelere katılmak, arkadaşlar edinmek istiyordum. Ama zamanla, yalnız kalmak, dinlenmek ve kendi içimde olmak bir ihtiyaç haline geldi. O zaman fark ettim ki, belki de yıllarca isteklerimle değil, içimdeki gerçek ihtiyacım olanla yaşıyordum.

Bir sabah, annem bana eski bir fotoğraf albümünü açıp gösterdiğinde, o yıllarda “istemek” ile “ihtiyaç” arasındaki farkı tam olarak anlamadığımı fark ettim. O zamanlar, herkesin sahip olmak istediği şeylere sahip olma peşindeydim. Ama bir gün, fotoğraf albümünde annemin gençlik yıllarına ait bir fotoğrafı gördüm. O gülümsediği fotoğrafın ardından birkaç yıl geçmişti ve bu fotoğrafı hiç hatırlamıyordu. O an içim burkuldu. O fotoğraf, isteklerin bir anlık hazzıydı, ama gerçek ihtiyaç, o zamanki mutluluğunu ve huzurunu bulmakla ilgiliydi.

İhtiyaç ve Duygusal Yük

Bir gün, arkadaşım Ali ile bir kafede otururken konu biraz daha derinleşti. “Neyi gerçekten istiyorsun?” dedi. O an gözlerim boş bir şekilde ona baktım. “Biraz sessizlik, biraz huzur,” dedim. Ali gülümsedi ama o gülümseme, daha çok bir anlam arayışıydı. Yani isteklerimle ihtiyaçlarım arasındaki farkı kendim de net bir şekilde bilemiyordum.

İçimde hep bir boşluk vardı. Bir yandan Kayseri’nin hareketli sokaklarında yürürken, bu boşluğu hissediyordum. İşe giderken, okurken, her şey sıradan, ama eksik gibiydi. Gerçekten neyi istiyordum? Kendimi isteklerimle meşgul etmek mi, yoksa aslında ihtiyaç duyduğum derin bir huzuru mu arıyordum?

Bir süre sonra, bu boşluğu anlamak için biraz yalnız kaldım. O günlerde, sosyal medya paylaşımlarının ve dış dünyadaki kalabalığın bana ne kadar uzak olduğunu fark ettim. İnsanlar hayatlarının en güzel anlarını paylaşıyorlardı, ama içsel huzurun ne kadar önemli olduğunu anlamadım. O yüzden biraz çekildim. Yalnız kalmak, beni aslında bir insan olarak neye ihtiyaç duyduğumu daha iyi anlamama neden oldu.

Gerçek İhtiyaç Ne Zaman Anlaşılır?

İhtiyaçlar, bazen bir gün pat diye karşımıza çıkar. Gerçekten neyin eksik olduğunu anladığınızda, o şeyin ne kadar önemli olduğunu fark edersiniz. Bir süre önce bir hastalık geçirdim ve bir hafta boyunca yataktan çıkamadım. O sırada, gözlerim arada bir pencerenin dışına kayarak, dışarıdaki hayatı izledim. O an, “Beni rahatlatacak olan şey ne?” diye sordum. Ya da aslında daha derinden sordum: “Beni gerçekten mutlu edecek şey ne?”

Birkaç gün boyunca, dışarıda her şeyin sessizce devam ettiğini fark ettim. O anda, ihtiyacım olan şeyin; paradan, başarıdan, sosyal çevreden daha önemli olduğunu anladım. İhtiyacım olan şey, içsel huzurdu. O huzuru bulduğumda, dünya dışındaki her şeyin anlamı kayboldu. Bir süre sonra, insanlar yine normal hayatlarına devam etti ama ben hala bu hissin etkisi altındaydım.

Sonuç: İstekle İhtiyaç Arasındaki Farkı Anlamak

Bir noktada, istekler ve ihtiyaçlar arasında bir seçim yapmam gerekti. İsteklerimle yaşamak, bazen daha heyecan verici ve tatmin edici olabilir. Ama içsel huzuru bulmak, bir ihtiyaç haline geldi. O günden sonra, her zaman önce neye ihtiyacım olduğunu sordum. Zaten bazen insan, neyin önemli olduğunu ancak eksik olduğunda fark edebiliyor.

Kayseri’nin o soğuk sabahında hissettiğim boşluk, bana şu gerçeği öğretti: İnsan neyi istemesi gerektiğini zamanla öğrenebilir, ama ihtiyacı olan şey, genellikle anlık bir farkındalıkla ortaya çıkar. Şimdi ise, isteklerim ve ihtiyaçlarım arasındaki farkı daha iyi anlıyorum ve bu, beni daha huzurlu, daha sağlıklı bir insan yapıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vd.casino